Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Metafizik Nedir?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Metafizik Nedir? Bir Cuma Ağus. 21, 2009 1:12 am

TueLonce

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
Metafizik, Yunanca kökenli "ötesi" anlamına gelen "meta" ve "doğa bilimi" anlamına gelen "fizik"ten gelir; ve "fizikötesi" anlamında kullanılır.

Metafiziğin antik çağdaki ilk savunucularından Ksenofanes varlığın temeli saydığı Tanrı’yı değişmez olarak tanımladı. Ksenofanes, "değişmezlik" düşüncesini ilk biçimlendirenlerdendir. Parmenides ise; gerçeğe deney yöntemini kullanmadan, salt düşünce yoluyla ulaşılacağını savundu. Diğer metafizikçiler, Platon ve Aristoteles de metafiziğin bu temel özelliklerini değiştirmeden korudular.

Metafizik yöntem, özellikle ortaçağda dinin gelişiminin de yardımıyla, toplum içinde etkin duruma geldi. Fakat, rönesansta doğa bilimlerinin gelişimiyle, metafiziğin bu etkinliği kırıldı.



Metafizik yönteme göre; gerçek bilgiye ulaşmanın yolu, düşünmek; gerçeğin kendisi de düşüncedir. Metafizikçi "Herşey tanrıdan gelir" der, fakat bunu maddi verilerle kanıtlama ihtiyacı duymaz. O, düşüncenin kişiyi tanrı fikrine götürdüğünü söylemekle yetinir. Gelişmeleri, olayları "fizik ötesi" güçlerle açıklar. Bu güçlerin varlığının bir kanıtı yoktur, metafizikçinin hayal gücünün ürünüdür, ama buna inanılmasını ister.

Metafizik yöntemi kullananlar salt tanrı inancı taşıyanlar değildir. Gerçek bilgiye ulaşmak için maddi dayanaklara ihtiyaç duymayan tüm kesimlerin yöntemi metafiziktir.

Metafizik yönteme göre; değişim de yoktur. Doğa nasıl yaratıldıysa öyle giden bir durağanlık içindedir.

Bu yanlış düşünce yöntemi; kitlelerde, sömürü düzenlerinin değişmeyeceği ve dolayısıyla sömürüsüz bir düzenin de mümkün olmayacağı fikrini oluşturur. Metafizik düşünceye göre, adaletsizlik, kötülük, sömürü, zulüm dünyanın yaratılışında vardır ve sonsuza kadar da bunlar var olmaya devam edecek,"böyle gelmiş böyle gidecektir".

Kitleleri, sömürü düzenlerine, adaletsizliklere, kötülüklere karşı mücadeleden alıkoyan bu düşünce tarzı, sömürü düzenlerinin de işine gelir. Bu nedenle de, kitlelerde "kaderci" metafizik düşünceyi yaygınlaştırırlar.

Fakat gerçek, metafizikçinin iddia ettiği gibi değildir. Bilimsel yöntem, sömürü ve adaletsizliklerin yaratılış özelliği olmadığını, toplumsal gelişimin belirli bir aşamasında, maddi nedenlere bağlı olarak ortaya çıktığını ve yine toplumsal gelişimin bir aşamasında ortadan kalkacağını gösterir.

Metafizik yönteme göre; karşıtlar bir arada bulunamazlar. Bir şey ya öyledir, ya da böyledir. Aynı zamanda hem öyle, hem de böyle olamaz. Örneğin, bir insan ya iyidir, ya kötüdür. Metafizikçi, bir insanın hem iyi özelliklerinin, hem de kötü özelliklerinin bir arada bulunduğunu kabul etmez.

Yine örneğin metafizikçi, bir devlet ya demokrasi, ya diktatörlüktür der. Fakat, gerçekte bir devlet hem demokrasi hem de diktatörlük olabilir. Örneğin, burjuva devlet, burjuvazi için demokrasi iken, halka karşı diktatörlüktür. Sosyalist devlet de, tersinden burjuvazi için diktatörlükken, halk için demokrasidir.

Bu nedenle de, metafizik düşüncenin savunucusu, bir devleti tanımlamak için, "Kimin için demokrasi? Kimin için diktatörlük?" sorularını sormaz ve sürekli yanılır. Örneğin, burjuva demokrasilerinin, halka karşı baskıcı uygulamalarına, sömürge ülkelerde darbeler örgütlemelerine, faşist diktatörlükleri örgütleme ve desteklemelerine tutarlı bir açıklama getiremez.

Metafizik yöntem; olguları birbirinden kopararak ele alır. Bir olayın onu çevreleyen koşullarla bağını kurmaz, kendi başına değerlendirir. Örneğin; metafizikçi, insanın kişilik özelliklerinin içinde yaşadığı toplumsal yaşamda şekillendiğini kabul etmez. İnsanların, hırsız, katil, dolandırıcı, yalancı ya da tersine dürüst, adaletli ve benzeri özellikleriyle birlikte doğduklarını ileri sürer.

Sosyalizm fikrine karşı çıkarken de, bunu kanıt(!) olarak kullanır. Der ki; adaletsizliklere, sömürüye, zulme son verecek sosyalist toplum kurulsa bile, insan insan olarak kaldığı sürece bu sistem yürümez. Örneğin, sosyalist toplumun kurulması mücadelesi içinde, yine sosyalist toplumda insanın da değişeceğini, yeni insanın şekilleneceğini kabul etmez.

Ekonomiden, siyasete, eğitimden kültüre her şeyi sistemden kopararak ele alır. Oysa, doğadaki hiç bir olgu içinde bulunduğu çevre koşullarından bağımsız ele alınarak açıklanamaz.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz