Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Hun İmparatorluğu

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Hun İmparatorluğu Bir Cuma Eyl. 11, 2009 12:37 am

Warrior39

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
Hun İmparatorluğu, Hunlar'ın kurduğu imparatorluk. Daha çok batılı kaynaklar imparatorluk olarak betimler.

Hunlar, 350 yılında Asya bozkırlarından batı yönünde harekete geçmişlerdir. Aral Gölü ile Hazar Denizi'nin kuzeyindeki Alan ülkesini ele geçirmişlerdir. Ardından Hunlar 375 yılında İdil Nehri'ne ulaşmışlardır. Bu tarihlerde Hunların başında Balamir bulunmaktadır. Uldız döneminde Hunlar, Karpat dağlarını aşıp bugünkü Macaristan'a girmişler ve bu topraklarda bir imparatorluk kurmuşlardır. Hun İmparatorluğunun başkentinin neresi olduğu kesin olarak belli değildir. Farklı kaynaklarda Segedin ve Macaristan'ın başkenti Budapeşte'nin Budin kesimi yakınlarındaki Sycambria olarak geçmektedir. Hun İmparatorluğu, Türk tarih literatüründe Avrupa Hun İmparatorluğu olarak geçer.


Kuruluşu [değiştir]

Kuzey Hun Devleti'nin yıkılmasının ardından dağılan ve batıya çekilen Hunlar, Ural Nehri ve İdil Nehri arasına yerleşmişlerdir. Ardından Hunlar, bu bölgedeki Türk boylarını egemenlikleri altına almıştır. 4. yüzyılın ortalarında Alan ülkesini ele geçirdikten sonra, 374 yılında İdil Nehri kıyılarında görünmüşlerdir. Balamir komutasındaki Hunlar, Karadeniz'in kuzeyindeki düzlüklerde yaşayan Ostrogotları ve Vizigotları yenilgiye uğratmışlardır. 375 yılında Ostrogotlar ve Vizigotlar, Hunların saldırılarından dolayı batıya doğru yönelmişlerdir. Böylece Kavimler Göçü başlamıştır.

Balamir'den sonra 378 yılında Alypbi, Hun İmparatoru olmuştur. 378 yılında Hunlar, Tuna Nehri'ni geçmişler ve Trakya'ya kadar ilerlemişlerdir. Hunlar, Trakya'ya kadar ilerlemelerine rağmen Roma İmparatorluğu'ndan bir direniş görmemişlerdir. Hunların baskısı altındaki Barbar Kavimler, Roma İmparatorluğu'nu zorlamaya başlamışlardır. Roma İmparatoru I. Theodosius'un 17 Ocak 395 tarihinde ölmesi üzerine Hunlar tekrar harekete geçmişleridr. 395 yılında Hun orduları Balkanlar üzerinden Trakya'ya akın yapmışlardır. Yine aynı yıl Kafkasya'dan gelen Hunlar, bugün Lübnan'da bulunan Sur şehrinde, Şanlıurfa'da ve Antakya'da bir süre kalmışlar sonra tekrar Karadeniz'in kuzeyindeki topraklara dönmüşlerdir. Bu olay ile Türkler ilk defa Anadolu'ya gelmişlerdir.


Uldız Dönemi
Attila önderliğindeki Hunlar İtalya'yı işgal ederken. V.Checa'nın bir resminden.

390 yılında Alypbi'den sonra başa geçen Uldız zamanında Hunlar, Karpat dağlarını aşarak bugünkü Macaristan'ın bulunduğu bölgeye girmişlerdir. Hun İmparatorluğu'nun dış siyaseti Uldız zamanında belirlenmiştir. Buna göre, Doğu Roma İmparatorluğu'nu baskıda tutulacak, Barbar Kavimlere karşı Batı Roma İmparatorluğu ile iyi ilişkiler içinde bulunacaktı. Bunun nedeni Batı Roma İmparatorluğu'nun düşmanı olan Barbar Kavimler aynı zamanda Hunların da düşmanıdır. Bu nedenle Hunlar, Batı Roma İmparatorluğu ile iyi ilişkiler içinde bulunmayı seçmişleridir.

Uldız'ın Tuna boylarına kadar ilerlemesi ile Barbar Kavimler, Batı Roma İmparatorluğu topraklarına girmeye başlamıştır. Batı Roma İmparatorluğu, sınırlarını aşan barbar Kavimleri durdurmakta güçlük çekmince Uldız'da yardım istemiştir. Uldız yardım isteği üzerine 406 yılında Radagais idaresindeki Barbar Kavimleri, bu günkü Floransa'nın güneyinde yenilgiye uğratmıştır. Ağustos 406 tarihinde Radagais idam edilmiştir. Uldız, elde ettiği başarısı ile bir yandan Batı Roma İmparatorluğu'nu kurtarmış, diğer yandan Barbar Kavimleri Galya'ya göçe zorlayıp, Hunlara batıda hareket serbestliği sağlamıştır.

Uldız, Doğu Roma'yı baskı altına almak amacıyla 409 yılında Tuna Nehri'ni geçmiştir. Kendisi ile barış görüşmeleri için gönderilen Doğu Roma İmparatorluğu elçisine "Güneşin battığı yere kadar her yeri zaptedebilirim" diyerek meydan okumuştur. Uldız'ın 412 yılında ölümünden sonra yerine Karaton geçmiştir. Donatus isimli hükümdar ise 412 yılına kadar Karadeniz'in çevresindeki Hun topraklarını yönetmiştir. Karaton 422 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır.



Oktar'dan sonra 422 yılında devletin başına Rua geçmiştir. Attila'nın babası olan Muncuk ise 408 yılında ölmüştür. Rua 422 yılında Doğu Roma İmparatorluğu'nun, Hun ordusunu isyana kışkırtmak ve bağlı kavimleri Hunlardan ayırmak amacıyla Hun topraklarına gönderdiği casusları ileri sürerek Balkan seferine çıkmıştır. Direniş göstermeyen Doğu Roma İmparatorluğu, vergi ödemek zorunda bırakılmıştır.

Doğu Roma İmparatoru II. Theodosius, Batı Roma İmparatorluğu'ndaki karışıklıklardan yararlanarak İtalya'ya ordu ve donanma göndermiştir. Batı Roma İmparatorluğu Rua'dan yardım istemiştir. Rua bölgeye asker gönderince II. Theodosius, Hunlar ile savaşmayı kabul etmeyerek geri çekilmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu, Hunların baskılarına karşı Hun idaresinde yaşayan kabileleri kışkırtmaya devam etmiştir. Bunun üzerine Rua, Doğu Romalı tüccarların Hun İmparatorluğu'nda ticaret yapmalarını ve ücretli asker toplamalarını yasaklamıştır. Rua, Doğu Roma İmparatorluğu'na sığınan Hun kaçaklarını geri verilmesi ile uğraştığı sırada, 434 yılında ölmüştür.

Attila Dönemi [değiştir]

Rua'nın ölümü üzerine Attila ve Bleda, Hun İmparatorluğu'nun başına geçmiştir. Attila, babası Muncuk'un ölümünden sonra amcası Rua'nın yanında yetişmiş, birlikte savaşlara katılmış, devlet yönetimini ve Hun siyasetini öğrenerek tecrübe kazanmıştır. Büyük kardeşi Bleda ile birlikte tahtı paylaşmaktaydı ama bir süre sonra bledanın savaşlarda yetrince iyi sonuçlar alamaması ve büyük obaya fazla savaş ganimeti getirememesi yüzünden attila önderliğind yapılan isyanda bleda attilla tarafından öldürülmüştür(445) ve bu isyandan sonra devletin tüm yetkisi attillaya geçmiştir. Attila'nın amacı Batı Roma İmparatorluğu'nu ve Doğu Roma İmparatorluğu'nu egemenlik altına alarak devleti büyütmektir. Attila, 434 yılında Tuna ve Morava nehirlerinin birleştiği yerdeki Margos Kalesi önünde Doğu Roma İmparatorluğu ile Margos Antlaşması'nın imzalamıştır. Antlaşmanın başlıca maddeleri şunlardır; Doğu Roma İmparatorluğu, Hunlara ödemekte olduğu vergiyi iki katına çıkaracak, Doğu Roma İmparatorluğu, Hunlara bağlı kavimlerle antlaşma yapmayacak, Ticari ilişkiler sınır kasabalarında devam edecek, Doğu Roma İmparatorluğu, elindeki Hun esirleri iade edecekti.

Attila, Margos Antlaşması'ndan sonra ülkenin doğu bölgesini denetimi altına almıştır. 435 yılında Volga boylarındaki Ak-Oğurların ayaklanma girişimlerini bastırmıştır.



Birinci Balkan Seferi (441-442)

Doğu Roma'nın Margos Antlaşması'nın hükümlerine uymaması üzerine Attila, Bizans üzerine sefere çıktı. Doğu Trakya'ya kadar ilerleyen Hun ordusundan çekinen Bizans, barış istemek zorunda kaldı.Bu Antlaşma ile Attila Doğu Roma'nın ödediği vergiyi artırdığı gibi bazı sınır kalelerini de ele geçirdi.Bu seferden sonra Avrupa Hunlarına Balkanların yolunu açılmış oldu.

İkinci Balkan Seferi (447)

I.Balkan Seferi'nden sonra Bizans imzaladığı antlaşma şartlarında öngörülen vergiyi ödemediği için Attila yeniden sefere çıktı. İki kola ayrılan Hun ordusunun bir kolu Yunanistan'a girip Teselya'ya kadar ilerledi. Diğer kolu ise Sofya, Filibe ve Lüleburgaz şehirlerini alarak Büyükçekmece yakınlarına kadar ulaştı. Doğu Roma İmparatoru barış istemek zorunda kaldı.

Yapılan Anotolyos Antlaşması'na göre;

* Doğu Roma ödediği vergiyi üç katına çıkaracak,
* Savaş tazminatı ödenecek
* Tuna'nın güneyindeki yerler askerler arındırılacaktı.

Batı Roma ( Galya ) Seferi (451)

Roma Imparatoru'nun kızıyla evlenen Atilla , çeyiz olarak Imparatorluk topraklarının yarısını isteyince, bunu kabul etmeyen Batı Roma'nın üzerine yürüdü. Katalon Ovası'nda Attila, 100 bini Hun geri kalanıda Germen ve İslav kavimlerinden oluşan 200 bin kişilik bir ordu ile iken Roma ordusu da aynı bölgeye 200 bin kişilik ordu ile gelmişti. Hun düşmanı olan barbarların hepsi Aetiüs ordusunun safında idiler. 20 Haziran 451 günü dünyanın iki yarısı birbiri üzerine yüklendi. O güne kadar görülmüş en kanlı savaş oldu. Savaş 24 saat sürdü iki taraf da cok büyük hasar gördü, büyük kayıplar verdi fakat savaş günü akşamı Roma ordusu dağıldı.

Roma'yı destekleyen Batı Got ordusu da kralları savaşta ölünce çekilmek zorunda kalmıştır. Atilla çekilmekte olan Aetiüs'ü takip etmedi ordusunu dinlendirdi. Zaten amaçına ulaşmış Roma'nın asker deposu sayılan Galya'yı işgal etmişti. bundan sonraki ilk ciddi saldırıda bütün romayı tam olarak çökertecegi kesindi.

Aradan geçen 20 günde Attila ordusunu kendi başkentinin bulundugu bölgeye getirdi. Savaş sonrasında dünya onun yenilmezligini bir kere daha anlamış ve kabul etmişti.Bu savaştan 1 yıl sonra Attila Dagıttıgı Roma İmparatorlugu'nun tamamını idaresi altına almak icin harekete gectigi zaman, ona karşı koyacak güçleri kalmamıştı. 452 yılında Attila Po ovasına geldi ve Romadan yola cıkan Papa 2.Leo Hun hükumdarının huzuruna cıktı ve Attila'dan Roma'yı esirgemesini istedi bütün şartları kabul ettiklerini zaten Attila'nın Roma'ya hakim oldugunu söyledi. sadece Hristiyanlık merkezinin yıkılmaması temennisini iletti ve Attila Roma'ya saldırmadan vergilerini dahada katlı almış oldu ve hakimligini tanıtmış olmuştu.

İtalya Seferi (452) Attila, 452 yılında yüz bin kişilik ordusuyla Alpler üzerinden İtalya'ya girdi. Papa I. Leo başkanlığında bir heyet Roma'nın bağışlanmasını istedi. Papa'nın ricasını kabul eden Attila geri döndü.

daha sonra atilla çin in üzerine yürüdü çin imparatoru ordusunun büyüklüğüne dayamayacağını ve kendisini savunmak için zaman istediğini söyleyince atila çin imparatorunun kızını eş olarak aldı ve geri döndü avrupaya yürüyen atilla nın karşısına yine papa çıktı ve af diledi önceden ismine saygı duyduğu için teklifini kabul ettiği papaya bu kez adını haketmiyorsun deyip başını kesti ve tün avrupa seferi boyunca sokaklarda dolaştırdı tekrardan çin e yürüyen atilla için çin imparatoru çin seddini topraktan inşa etmişti atilla ordusuyla setin üstünden geçtikten sonra yine setin üstünden geri döndü çin prensesi olan karısı gelenekleri gereği kocasına bağlıydı .. çinli karısısın atilla yı romalı karısı için uyarmasına rağmen atilla romalı karısı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür tabutunun dışı çelik ortası gümüş içi altından yapılmıştır ve düşmamlarından dolayı gömen kişiler öldürülmüştür ve mezarı bilinmemektedir

İrnek'ten sonra tarih sahnesinden silinmişlerdir. Doğudan gelen Avar kavimleri içinde erimişlerdir.

kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Hun_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu

2 Geri: Hun İmparatorluğu Bir Cuma Eyl. 11, 2009 11:25 am

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
Çok Güzel Olmuş.. Paylaşım için teşekkürler.. Ben de şimdi sizinle Büyük Hun Devleti hakkında yaklaşık 2 yıl önce yazdığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum.. Kısa ve öz olarak Hun Tarihi..
----------------------------------------

Büyük Hun İmparatorluğu, tarihte bilinen ilk Türk Devleti'dir...Hun Devleti;
•Asya Hun Devleti ve •Avrupa Hun Devleti
olarak 2'ye ayrılır...İlk olarak M.Ö 220 yılında Teoman, Asya Hun Devleti'ni kurmuş ve ardından tahttan çekilerek tahtı oğlu Mete'ye bırakmıştır... Hun İmpratorluğu'nun kurucusu Teoman, en büyük imparatoru Mete'dir..Hun Devleti en parlak dönemini Mete Dönemi'nde yaşamıştır.. Hun Devleti, bugünkü Moğalistan bölgesinde, Çin'in kuzeyinde yer almaktaydı. Çin ile aralarında savaşlardan dolayı Çin Seddi, Çin tarafından, Hunlardan korunmak amacıyla inşaa edilmiştir...Hun Devleti'nde eli silah tutan herkes askere alınırdı...Hunlar kendileri hakkında bilgiler bırakmamışlardır...Hunlar, kendi belgelerini bırakmadıkları için, arkeolojik deliller dışında Hun Devleti'ni öğrenmek için Çin Kaynaklarına bakmaktan başka bir şans yoktur.Çünkü Çin ve Hun Devleti arasında olan olaylar, savaşlar, antlaşmalar sırasında Çin Günlüklerine Hunların özellikleri ve yaşamları da ister istemez geçmiştir...
Hun Devleti'nde Devlet Yönetimi
Hun Devleti'nde yöneticilerin eşlerine ka-tun (hatun) denirdi ve ka-tun'ların devlet yönetiminde yetkisi olurdu...
Hun Devleti'nde 3 tane meclis bulunurdu...
•1. Meclis: Dini konular tartışılır. Yılın ilk aylarında toplanırdı.
•2. Meclis: Haziran Ayı'nda toplanılır ve devlet işleri görüşülürdü.
•3. Meclis: Sonbahar'da toplanılır ve askeri işler görüşülürdü.
Devamlı devleti yöneten "Seçkinler Meclisi" bulunurdu. Buna toy denirdi...Toy, devletin önde gelenleri veya zenginlerinden oluşurdu...Tabii asıl kararları tek devlet yöneticisi olan imparator verirdi fakat meclislerde ve toy'da kararlaştırılanlar göz önüne alınarak karar verilmesi gerekiyordu.
Kavimler Göçü, Sonuçları Ve Avrupa Hun Devleti
Kavimler Göçü, yeni bir çağın açılmasına neden olan Asya Hunları'nın Avrupa'ya göçe başlamasıyla oluşmuştur...Son zamanlarda Çin baskılarından, hayvan ve bitki kıtlığından Hunlar iyice gerilemişti ve göçebe hayatlarına yeni bir göç eklemeleri gerekiyordu...Bunun için Avrupa'ya doğru yola çıktılar...Hazar Denizi'inde 3 kısıma ayrıldılar;
•Hazar Denizi'ni taşıtlarla geçenler (kayık, sandal)
•Hazar Denizi'nin altından Anadolu'ya ulaşanlar
•Hazar Denizi'nin üstünden Anadolu'ya ulaşanlar
Ama bu grupta Hazar Denizi'nin altından ve üstünden geçenlerin yaklaşık 400-450 kişi anadoludan çıkarak alttan gidenler Arabistan'a doğru, üstten gidenler Rusya-Ukrayna istikametine doğru ilerlediler...Ve Türkler, Anadolu'ya girerken Anadolu'daki bulunan imparatorlukları Avrupa'ya doğru itti.Bu sırada Avrupa'da bulunan Büyük Roma İmparatorluğu baskılara dayanamayıp, Doğu Ve Batı olmak üzere 2'ye bölündü.Hun Devleti Anadolu'ya yerleşip Asya'dan Anadolu'ya gelen Türkler, "Avrupa Hun Devleti" ismini aldı...
Not: Sakın karıştırılmasın, ayrıca Selçuklu Devleti'de Avrupa'ya akınlar yapmıştır fakat Avrupa'ya ilk akınları Hun Devleti yapmıştır!
AVRUPA HUN DEVLETİ
Yukarıda da anlattığım gibi Avrupa Hun Devleti Kavimler Göçü'ne neden olup, sonucu bugüne gelmemize ve Avrupa'daki devletlerin asıl yerlerini almalarına ve Roma'nın ikiye bölünüp yok olmaya başlamasına ve küçük bir şehir halini almasına neden olmuştur...
Avrupa Hun İmparatorluğu, 4. yüzyılın sonlarına doğru Balamir önderliğinde Batı'ya doğru yürüyen Hunların bir bölümü ilk defa Doğu Anadolu'ya girdiler...Uldız* Dönemi'nde ise Karpat, dağları aşıp Macaristan'a girerek orada Avrupa Hun Devleti'ni kurmuştur.Avrupa Hun Devleti'nin Uldız dönemindeki politikası şudur;
Bizans baskı altında tutulup, Germen kavimlere karşı Batı Roma'yla iş birliği yapılacaktır.


*Uldız Kimdir? - Balamir'in ölümünden sonra oğlu veya torunu sanılır.
Atilla Dönemi

Atilla, amcası Rua'nın yanında yetişti ve onunla birlikte çeşitli seferlere katılarak devlet yönetimi ve ordu komutanlığını çok iyi öğrendi.Onun zamanında Avrupa Hun Devleti en iyi devrini yaşadı.Tahta çıkınca ülkeyi kardeşi Bleda ile birlikte yönetti.
434 yılında Margos Antlaşması'nı imzaladı.Bu anlaşmaya göre:
•Bizans Hunlara ödemekte olduğu vergiyi 2 katına çıkaracak
•Bizans, Hunlara bağlı kavimlerle anlaşmayacak
•Ticari ilişkiler sınır kasabalarında devam edecek
•Bizans elindeki Hun esirleri iade edilecekti.
Atilla, Bizans, İtalya, Roma ve daha birçok Avrupa Devleti'ne seferler düzenlemiştir.Atilla'nın Dünya hakimiyetinin gerçekleşmesi için birtek İran'daki Sasaniler kalmıştı.İtalya seferinden dönen Atilla'nın Dünya Hakimiyeti'ni gerçekleştirmesi için son yer burasıydı.Fakat bu Atilla'ya nasip olmadı.İtalya seferi dönüşü, evlendiği gece burnundan ve ağzından kan akarak 453 yılında öldü.Öldüğünde 60 yaşlarındaydı.
Atilla'dan sonra Atilla'nın Çocukları
Atilla öldükten sonra, eşi ARIKAN'dan 3 çocuğu vardı. İlek, Dengizek ve İrnek. Üçüde babalarının yerini tutamadı. İlek imparator oldu fakat ayaklanan Germen Kavimlerle çatışırken öldü. Dengizek çok cesurdu fakat siyaseti bilmiyordu.Çok çalıştı ama sonucunda bir Bizanslı tarafından öldürüldü.İrnek ise kardeşleri olunca Orta Avrupa'da hükümet yönetmenin zorluğunu anladı.Savaştan çıkan yorgun Hun halkı ile Karadeniz'in batı kıyılarına döndü.İrnek önderliğinde Hunlar, Bulgar ve Macarların ortaya çıkmasında büyük rol oynadı...




-son-

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz