Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Y Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:26 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
Y-ekseni [İng. y-axis ] [Alm. Y-Achse ] [Fra. ] : Dekart koordinat sisteminde düşey eksen.
yakınsak dizi [İng. convergent séquence ] [Alm. konvergente Folge ] [Fra. suite convergente ] : Limiti var olan dizi.
yakınsak seri [İng. convergent séries ] [Alm. konvergente Reihe ] [Fra. série convergente ] : Kısmi toplamlar dizisi yakınsayan seri.
yakınsaklık aralığı [İng. interval of convergence ] [Alm. Konvergenzint ervall ] [Fra. intervalle de convergence ] : Terimleri gerçel sayılar olan bir kuvvet serisi için, r yakınsaklık yarıçapını göstermek üzere, (-r, r) açık aralığı.
yakınsaklık dairesi [İng. circle of convergence ] [Alm. Konvergenzkreis ] [Fra. cercle de convergence; disque de convergence ] : Karmaşık bir kuvvet serisi için, bu seriyi iç bölgelerinde yakınsak kılan dairelerin en büyüğü.
yakınsaklık noktası [İng. point of convergence ] [Alm. Konvergenzpunkt ] [Fra. point de convergence ] : Fonksiyonlar dizisinin veya serisinin yakınsak olduğu noktalardan her biri.
yakınsaklık yarıçapı [İng. radius of convergence ] [Alm. Konvergenz Radius ] [Fra. rayon de convergence ] : Yakınsaklık dairesinin yarıçapı.
yakınsamaz seri [İng. non-convergent series ] [Alm. nichtkonvergierende Reihe ] [Fra. ] : anlamdaşı: ıraksak seri.
yaklaşık değer [İng. approximate value ] [Alm. Näherungswert ] [Fra. valeur approchée ] : Gerçek değere yakın olan değer.
yaklaşık kök [İng. approximate root ] [Alm. näherungsweisen Losung ] [Fra. racine approchée ] : Bir f fonksiyonu için, f(x) =0 denklemini sağlayan kök bulunamadığında, belirli kimi yöntemlerle köke yeterince yakın olarak bulunan sayı.
yaklaşım [İng. Approximation property ] [Alm. Approximation; Annäherung ] [Fra. propriété d'approximation ] : Ardışık işlemlerle gerçek değere yaklaşma. bkz. yaklaşım problemi.
yaklaşım problemi [İng. approximation problem ] [Alm. Approximationsprohlem ] [Fra. problème d'approximation ] : Nitelikleri daha az bilinen bir öğeye, nitelikleri daha iyi bilinen öğelerle yaklaşma eylemi.Bir öğeye, verilmiş bir kümeden, herhangi bir anlamda yakın olan öğenin (öğelerin) bulunması problemi.
yaklaşımlar teorisi [İng. approximation theory ] [Alm. Approximationstheorie ] [Fra. theorie d'approximation ] : Fonksiyon uzaylarında yaklaşma problemini ve yaklaşımların özeliklerine göre fonksiyonların özelliklerini araştıran matematik dalı.
yalın diferensiyel denklem [İng. elementary differential equation ] [Alm. elementare Differentialgleichung ] [Fra. équation différentielle élémentaire ] : Yalnızca bir tek bağımsız değişken içeren diferensiyel denklem. anlamdaşı: adi diferensiyel denklem.
yalın satır işlemleri [İng. elementary row operations ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir matriste iki satırın yerlerini değiştirme, bir satırı sıfırdan farklı bir sayıyla çarpma veya bir satır yerine kendisiyle bir başka satırın bir sayıyla çarpımının toplamını yerleştirme işlemleri.

2 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:28 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yalın sütun işlemleri [İng. elementary column operations ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir matriste iki sütunun yerlerini değiştirme, bir sütunü sıfırdan farklı bir sayıyla çarpma veya bir sütun yerine kendisiyle bir başka sütunun bir sayıyla çarpımının toplamını yerleştirme işlemleri.
yalınç eğri [İng. simple curve ] [Alm. ] [Fra. courbe simple ] : Kendi kendisini kesmeyen sürekli eğri. anlamdaşı: basit eğri.
yalınç modül [İng. simple module ] [Alm. einfach Modul ] [Fra. module simple ] : Kendisinden ve 0 dan başka hiçbir altmodülü olmayan sıfırdan farklı modül. anlamdaşı: basit modül.
yalınkat fonksiyon [İng. univalent function; schlicht function ] [Alm. schlichte Funktion ] [Fra. fonction univalente ] : Karmaşık düzlemde veya genişletilmiş karmaşık düzlemde birebir olan karmaşık fonksiyon.
yamuk [İng. trapezoid ] [Alm. Trapezoid ] [Fra. trapezdide ] : Karşılıklı iki kenarı paralel olan dörtgen.
yanal ayrıt [İng. lateral edge ] [Alm. Seitenkante ] [Fra. arête latérale ] : Bir prizma veya koni için, tabanın parçası olmayan ayrıtlardan biri.
yanal doğru [İng. profile Une ] [Alm. Profil gerade ] [Fra. droite de profil ] : Yanal düzleme paralel olan eğik doğru.
yanal düzlem [İng. profile plane ] [Alm. Kreuzrissebene ] [Fra. plan profile de projection ] : Tasarı geometride, alın ve yatay düzlemlere dik olan görüntü düzlemi.
yanal yüz [İng. lateral face ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir prizma veya koni için, tabanın parçası olmayan yüzlerden biri.
yandaş [İng. associate ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir tamlık bölgesinin bir a öğesi için t tersinir olmak üzere ta öğelerinden her biri a nın yandaşıdır.
yansık açı [İng. reflex angle ] [Alm. erhaben Winkel; überstumpf Winkel ] [Fra. angle réflexif ] : Ölçüsü 180 derece ile 360 derece arasında olan açı.
yansıma [İng. reflexion ] [Alm. Reflexion; Spiegelung ] [Fra. réflexion ] : 1- Sabit bir A noktasına göre bir R noktası için, AR' = - AR vektörel eşitliğini sağlayan R' noktası. 2- Sabit bir a doğrusuna göre bir R noktası için, R nin a ya dik izdüşümüne göre R nin yansıması. 3- Sabit bir d düzlemine göre bir R noktası için, R nin d ye dik izdüşümüne göre R nin yansıması.
yansımalı bağıntı [İng. reflexive relation ] [Alm. ] [Fra. ] : X kümesi üzerinde, her a öğesi için aşağıdaki koşulu sağlayan ikili R bağıntısı: aRa (refleksif). anlamdaşı: dönüşlü bağıntı, refleksif bağıntı.
yansımalı bağıntı [İng. reflexive relation ] [Alm. reflexive Relation ] [Fra. relation reflexive ] : X kümesi üzerinde, her a öğesi için aşağıdaki koşulu sağlayan ikili R bağıntısı: aRa (refleksif). anlamdaşı: dönüşlü bağıntı, refleksif bağıntı.
yansımaz bağıntı [İng. irreflexive relation, antireflexive relation ] [Alm. irreflexieve Relation ] [Fra. relation irréflexive ] : Bir X kümesi üzerinde, hiç bir x öğesi için xRx olmayan R ikili bağıntısı. anlamdaşı: irrefleksif bağıntı, dönüşsüz bağıntı.

3 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:27 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yansımaz bağıntı [İng. irreflexive relation; antireflexive relation ] [Alm. irreflexieve Relation ] [Fra. relation irréflexive ] : Bir X kümesi üzerinde, hiç bir x öğesi için xRx olmayan R ikili bağıntısı. anlamdaşı: irrefleksif bağıntı, dönüşsüz bağıntı.
yarıaçık aralık [İng. half open interval ] [Alm. ] [Fra. ] : a,b gerçel sayıları verildiğinde, { x : a < x ≤ b} veya {a ≤ x < b} kümesi. Simgeleri : (a,b] , ]a,b] veya [ab) , [a,b[ .
yarıçap [İng. radius ] [Alm. Halbmesser; Radius ] [Fra. rayon ] : Bir çember veya topar üzerindeki seçkisiz bir noktayı çemberin veya toparın özeğine birleştiren doğru parçası veya bunun uzunluğu.
yarıçap vektörü [İng. radius vector ] [Alm. Radusvektor; Ortsvektor; Leitstrahl ] [Fra. rayon vecteur ] : 1- Kutupsal koordinat sisteminde bir P noktası için -P ye bağlayan vektör. 2- Küresal koordinat sisteminde bir P noktası için, başnoktayı P ye bağlayan vektör.
yarıdoğru [İng. half-line ] [Alm. Halbgerade ] [Fra. demi-droite ] : anlamdaşı: ışın.
yarıdüzlem [İng. half-plane; side of a line ] [Alm. Halbebene ] [Fra. demi-plan ] : Düzlemde bir doğrunun bir yanında kalan bölge.
yatay [İng. horizontal ] [Alm. horizontal ] [Fra. horizontal ] : Bir düzlem olarak düşünüldüğünde, çekül doğrusuna dik olan düzlemde bulunan.
yatay asimptot [İng. horizontal asymptote ] [Alm. horizontale Asymptote ] [Fra. asymptote horisontal ] : f, gerçel değerli bir fonksiyon olmak üzere, x değişkeni artı veya eksi sonsuza giderken f(x) fonksiyonunun limiti b ise, y=b yatay doğrusu.
yatay düzlem [İng. horizontal plane ] [Alm. horizontale Ebene; wagrechte Ebene; Horizontalebene ] [Fra. plan horizontal ] : Tasarı geometride, bütün noktalan eşit yükseltide olan görüntü düzlemi.
yatay izdüşüm [İng. horizontal projection ] [Alm. Grundriss; Horizontalpro-jektion ] [Fra. projection horizontale; projection ichnocraphique ] : Tasarı geometride, bir nesnenin yatay düzlem üzerindeki izdüşümü.
yatay koordinat [İng. abscissa ] [Alm. Abzisse ] [Fra. abscisse ] : Düzlemdeki bir noktanın yatay koordinat ekseni üzerindeki izdüşümü. v apsis.
yay [İng. arc ] [Alm. Bogen; Arkus ] [Fra. arc ] : l - Bir topolojik uzayda, gerçel eksenin bir kapalı aralığına topolojik eşyapılı olan altküme. 2 - Bu eşyapılılığı kuran fonksiyon. 3 - Türetilebilen, türevi sürekli ve sıfırdan farklı olan f : [0,1] → Rm fonksiyonu.
yaysal ölçü [İng. Circular measure ] [Alm. Bogenmass ] [Fra. mesure circulaire ] : Çemberde yay uzunluğunun yarıçapa oranı.
yedek eksen [İng. conjugate axis ] [Alm. adjungierte Achse ] [Fra. axe conjugui ] : Bir elipsin veya hiperbolün asıl eksenine dik olan ve merkezden geçen doğru.
yedigen [İng. heptagon ] [Alm. Siebeneck ] [Fra. heptagone ] : Yedi kenarı olan çokgen.

4 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:27 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yerel ekstremum [İng. local extremum; relative extremum ] [Alm. lokales Extremum ] [Fra. extrémum local ] : Yerel minimum veya yerel maksimum.
yerel ekstremum değeri [İng. local extremum value ] [Alm. ] [Fra. ] : Yerel minimum veya yerel maksimum.
yerel halka [İng. local ring ] [Alm. ] [Fra. ] : Yalnızca bir maksimal ideali var olan değişmeli halka.
yerel maksimum [İng. local maximum ] [Alm. ] [Fra. ] : f : A → R fonksiyonu için, a noktası A ya ait ve a nın bir delik komşuluğundaki her x için f(x) ≤ f(a) eşitsizliği gerçeklenecek biçimde f (a) sayısı.
yerel minimum [İng. local minimum ] [Alm. lokales Minimum ] [Fra. minimum local ] : f : A → R fonksiyonu için, a noktası A ya ait ve a nın bir delik komşuluğundaki her x için f(x) ≥ f(a) eşitsizliği gerçeklenecek biçimde f(a) sayısı.
yerel taban [İng. local base ] [Alm. lokale Basis ] [Fra. base locale ] : Temel komşuluk sistemi.
yerel tıkız uzay [İng. locally compact space ] [Alm. lokalkompakten Raum ] [Fra. espace localement compact ] : Her bir noktasının bir tıkız komşuluğu var olan Hausdorff uzayı.
yerel yakınsaklık [İng. local convergence ] [Alm. lokale Konvergenz ] [Fra. convergence locale ] : Fonksiyonlar serisinin veya dizisinin belirli bir noktada yakınsaklığı.
yeterli koşul [İng. sufficient condition ] [Alm. hinreichende Bedingung; genügende Bedingung ] [Fra. condition suffisante ] : p ⇒ q gerektirmesinde q önermesi için p önermesi.
yetkin cisim [İng. perfect field ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. mükemmel cisim.
yetkin sayı [İng. perfect number ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. mükemmel sayı.
yığılma kümesi [İng. accumulation point ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir kümenin bütün yığılma noktalarından oluşan küme.
yığılma noktası [İng. accumulation point; cluster point; derived point ] [Alm. Häufungspunkt ] [Fra. point d'accumulation ] : Bir topolojik uzayın bir A altkümesi için, her bir delik komşuluğu A ile kesişen nokta.
yinelemeli süreç [İng. iterative process ] [Alm. ] [Fra. procès itératif ] : İstenen sonuç veya sonuçları ardışık işlemlerle giderek sonuca yaklaşacak biçimde elde etme süreci. v iterasyon.
yinelgen fonksiyon [İng. recursive functions ] [Alm. rekursive Funktionnen ] [Fra. fonctions récursives ] : F(n) = F(n-1) + F(n-2) , F(1)= 1 , F(0) =0 örneğinde olduğu gibi, n tamsayı değişkenine bağlı olan ve her n tamsayısı için fonksiyon değerinin hesaplanmasının, n den daha küçük değerlerinin hesaplanmasını gerektiren fonksiyon.

5 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:27 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yinelgen formül [İng. recursion formula; récurrence formula ] [Alm. rekurrente Formel ] [Fra. formule de récurrence ] : Yinelgen fonksiyon içeren formül.
yinelgen seri [İng. recurring series ] [Alm. rekurrente Zahlenreihe ] [Fra. série récurrente ] : Yinelgeli bir dizinin terimlerinden oluşturulmuş seri, rekursif seri, rekurrent seri.
yineli çözüm [İng. iterative solution ] [Alm. ] [Fra. solution itérative ] : Yineli süreç aracılığıyla elde edilen çözüm.
yineli dizi [İng. iterative sequence ] [Alm. ] [Fra. suite itérative ] : İlk birkaç terimi verildikten sonra genel terimi önceki terimlerine bağlı olarak tanımlanan dizi. v rekurrent dizi. örn. Fibonacci dizisi.
yineli integral [İng. iterated integral ] [Alm. iteriertes Integral ] [Fra. intégrale itérée ] : Birden çok değişkene bağlı bir fonksiyonun belirli bir bölgede integralini almak için, sırayla, her bir değişkene göre ayrı ayrı integrallerinin alınmasıyla elde edilen integral.
yineli süreç [İng. iterative process ] [Alm. ] [Fra. procès itératif ] : İstenen sonuç veya sonuçları benzer ardışık işlemlerle elde etme süreci.
yirmilik sayı sistemi [İng. vigesimal number system ] [Alm. ] [Fra. ] : Gerçel sayıların gösteriminde taban olarak 20 yi kullanan sayı sistemi.
yoğun küme [İng. dense set ] [Alm. dichte Menge ] [Fra. ] : Bir topolojik uzayda kapanışı X uzayına eşit olan altküme.
yol [İng. contour ] [Alm. Kontur; Aussenlinie; Rand; Berannung; Umriss ] [Fra. contour ] : Sonlu sayıda pürüzsüz yayın bileşimi. anlamdaşı: parçalı pürüzsüz eğri.
yol integrali [İng. contour integral ] [Alm. Umlaufintegral ] [Fra. intégrale de contour ] : Bir fonksiyonun basit bir eğri boyunca alınan çizgisel integrali.
yöndeş açılar [İng. exterior-interior angles, corresponding angles ] [Alm. korrespondierende Winkel; Gegenwinkel ] [Fra. angles correspondants ] : Çaprazın ayrı uçlarında ve aynı yanlarında oluşan birisi iççapraz, ötekisi dışçapraz iki açı.
yönelti kosinüsleri [İng. directional cosines ] [Alm. Richtungskosinus ] [Fra. ] : Yönelti açılarının kosinüsleri.
yönlendirilmiş doğru [İng. oriented line ] [Alm. orientierte Gemde ] [Fra. droite orientée ] : Üstünde pozitif yön belirtilmiş bir doğru.
yönlendirilmiş düzlem [İng. oriented plane ] [Alm. orientierte Ebene ] [Fra. plan orientée ] : Üzerinde yer alan kapalı, kendisini kesmeyen eğrilerin belirli bir yönlendirilmesi seçilmiş düzlem.
yönlü açı [İng. directed angle; oriented angle ] [Alm. gerichteter Winkel; orientierter Winkel ] [Fra. angle dirigé; angle orienté ] : Işınlarından biri başlangıç, ötekisi bitiş ışını olarak gösterilen açı.

6 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:27 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yönlü doğru [İng. directed line ] [Alm. orientierte Linie ] [Fra. ligne orienté; droite orientée; ligne dirigé; droite dirigée ] : Üzerinde bir artı yön belirlenen doğru.
yönlü küme [İng. directed set; Moore-Smith set ] [Alm. gerichtete Menge ] [Fra. ensemble dirigé; ensemble de Moore-Smith ] : Üzerinde yansımalı, geçişli ve her x, y öğe çifti için x ≤ z , y ≤ z olacak biçimde bir z öğesi varlayan bir ikili bağıntıyla donatılmış küme.
yönlü sayı [İng. directed number ] [Alm. gerichtete Zahl ] [Fra. nombre dirigé ] : Önünde artı veya eksi imi olan sayı.
yörünge [İng. orbit ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. geometrik yer.
yukarıdan sınırlı küme [İng. set bounded above ] [Alm. Menge nach oben beschränkt ] [Fra. ensemble majör ] : Bir kısmi sıralı kümede, bir üst sınır varlayan altküme.
yukarıya dışbükey [İng. convex upward ] [Alm. ] [Fra. convexe en haut ] : Teğetleri üstte kalan. kar. yukarıya içbükey.
yukarıya içbükey [İng. concave upward ] [Alm. konkav nach aufwärts ] [Fra. concave en haut ] : Teğetleri altta kalan. anlamdaşı: yukarıya dışbükey.
yuvar [İng. sphere ] [Alm. Kugel; Sphäre ] [Fra. sphère ] : (X,d) bir metrik uzay, a bir sabit nokta ve r≥0 belirli bir sayı olduğunda, {y : d(y,a)≤r } kümesi. v kapalı küre.
yuvarlama [İng. rounding off ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir gerçel sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki rakamların atılması.
yükseklik [İng. height ] [Alm. Höhe ] [Fra. hauteur ] : 1- Üçgende bir köşeden karşı kenara indirilen dikme. 2- Paralelkenarda taban sayılan kenar ile ona paralel olan kenar arasındaki dikme. 3- Yamukta iki paralel taban arasındaki dikme. 4- Prizma veya silindirde paralelt tabanlar arasındaki uzaklık. 5- Piramit veya konide tepeden taban düzlemine indirilen dikme. 6 - Kesik piramitte veya kesik konide paralelt iki taban arasındaki uzaklık.
yükseklik merkezi [İng. orthocenter ] [Alm. Orthozentrum; Höhenschnittpunkt ] [Fra. orthocentre ] : Bir üçgende yüksekliklerin kesişme noktası.
yükselti çizgisi [İng. contour line ] [Alm. Schichtlinie; Höhenlinie; Isohypse ] [Fra. ] : Eş yükseklikteki noktalan birleştiren çizgi.
yüz [İng. face ] [Alm. Seitenfläche; Fläche; Seite ] [Fra. face ] : Bir çokyüzlüyü oluşturan çokgenlerden biri tarafından sınırlanan düzlemsel bölge.
yüz açısı [İng. face angle ] [Alm. Winkel an der Spitze ] [Fra. ] : Bir çokyüzlünün bir yüzü üzerinde ardışık iki kenarın oluşturduğu açı.
yüzdebirler basamağı [İng. hundredihs ] [Alm. ] [Fra. ] : Onlu sistemde rakamın yüzde-bir katını belirten ve onlu çekesinin sağında yer alan ikinci basamak.

7 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:27 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
yüzey [İng. surface ] [Alm. Fläche ] [Fra. surface ] : Üç boyutlu gerçel uzayda bir geometrik şeklin sınırı.
yüzeyin normali [İng. normal to a surface ] [Alm. Normale einer Fläche ] [Fra. normale à une surface ] : Yüzeyin bir noktasındaki teğet düzlemine söz konusu noktada dik olan doğru.
yüzler basamağı [İng. hundreds ] [Alm. ] [Fra. ] : Onlu sistemde, rakamın 100 katını belirten ve onlu çekesinin solunda yer alan ikinci basamak.
yüzölçü [İng. area; two dimensional content ] [Alm. Flächeninhalt; Areal; Inhhalt; Fläche ] [Fra. aire ] : 1- Düzlemsel bir bölgenin veya uzayda bir cismin yüzeyini ölçme. 2- Bu ölçme sonucunda ortaya çıkan nicelik. v alanölçü.

8 Geri: Y Harfi Bir C.tesi Eyl. 05, 2009 12:28 pm

can0war

avatar
Scholars Araştırma Ekibi
Scholars Araştırma Ekibi
Yaklaşık olarak "Y Harfi" ile başlayan matematik terimleri bu kadardır. Eksik gördükleriniz varsa siz de ekleyebilirsiniz

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz